18 Nisan 2012 Çarşamba

Hikaye


     Hikaye bilindik olsun yine de anlatacağım. Çünkü yeni versiyonunu herkes bilmeyebilir.
     Eskiden adamın biri oğluna hep dermiş, ''Sen adam olmazsın sen adam olmazsın''. Çocuk bunu hırs yapmış. Yıllarca çalışmış, mektebe gitmiş. Okulunu bitirmiş. Anadolu'da bir kasabaya kaymakam olmuş. Emrindekilere demiş ki, falanca köyden falanca adamı alın getirin. Adamı hemen tutmuş getirmişler. Büyüyüp kaymakam olan çocuk babasına, '' Ne oldu adam olamazsın diyordun. Gördün mü bak kaymakam oldum'' demiş. Yaşlı adam da oğluna, ''Ben sana kaymakam olamazsın demedim ki, adam olamazsın dedim. Eğer adam olsaydın beni ayağına çağırmazdın, sen gelirdin yanıma'' demiş.
     O hikayenin devamı da varmış beğersem. Yıllar sonra öğrendik. Kaymakam çalışıp didinmiş, yalamış yutmuş! Yükselmiş yükselmiş. O kasabaya bir gün bakan olarak dönmüş. Yaşlı bir vatandaş bakanını gördüğüne çok sevinmiş. Anadolu insanı işte, her ne kadar iklimi soğuk olsa da kendisi bir o kadar sıcak kanlı, her ne kadar üstü başı eski, ahır kokulu olsa da içi temiz, her ne kadar kırmızı kravatlı italyan takım elbiseli ve arkasında ellerini önüne bağlamış, boynunu bükmüş saksocuları olmasa da bir o kadar içtenlikle ''Senin gelmene çok sevindim'', demiş. Bakan bu bakmadan görmeden inandıramazsın dediğini. ''Yok ya nerden bileyim sevindiğini hadi bir takla at da göreyim BAKAYIM'' demiş bakan da.
     İşte hikayenin böyle devam ettiğini söylerler eskiler. Kafama bir şey takıldı. Bakan bu sonucta bakmak istiyor. Hikayedeki köylü gelip de benimki 25 cm, en az yarım saatte geliyor, deseydi...
     İşin en komik tarafı da ne biliyor musunuz? Bilirsiniz eskiden aydınlanma gaz lambaları ile olurdu. Gaz Lambası Dağıtımı Umum Derguvan_ı çalışanlarından beş işçi göldeki gaz sorununu çözmek için göz göre göre hayatını kaybetmiş. Bizim bakan da olayları incelemek için gidip bir bakayım demiş. Gelmişken de ahaliyi takla attırıp davul zurna ile oynatmadan olmaz tabi... Çal davulcu

16 Nisan 2012 Pazartesi

Sosyal Medya & Futbol

     Spor Toto Süper Final grubunun ilk maçında Fenerbahçe - Trabzonsporu 2-0 yendi. Karşılaşma öncesi Fenerbahçe taraftarının hazırladığı 3D'li koreografi halatlarla yukarı doğru çekilirken halatların kopması sonucu Onur Karabudak isimli Fenerbahçe taraftarı yaralandı. Koreografi olayı ise rakip taraftarlarca oluşturulan #KoreografiyleBirlikteBizdeKoptuk etiketi ile Twitter'da dünya çapında TT oldu.
     Sosyal medya sporun içine de girmiş durumda. Eskiden insanlar maç izlerken bırakın interaktif olmayı bir tweet atayım demeyi, tuvalete gitmezler çişlerini tutarlardı. Az mı kadın maç varken televizyon karşısından geçti diye dayak yedi? Artık pozisyon hakkında yorumlar yazılıyor, tweetler atılıyor, maçın en komik ya da en can alıcı enstantaneleri koyuluyor ve oluşturulan etiket dünya çapında TT yapiliyor. Sosyal medya her alana girip o alan hakkında ezberleri bozduğu gibi futbolda da ezberleri bozmuş durumda. Mesela 61(Trabzon'un plakası olduğu için TS taraftarlar her maçta 61. dk şovu yapar.)nci dakikada Fenerbahçe Sow ile gol atıyor. Fenerli taraftar goooool diye sarılmakla kalmıyor artık. Hemen bir etiket daha #61ncidakikaSOWu
     Sosyal medya televizyondan da hızlı. Maçta FB'li Emre Belezoğlu, TS'li Afrikalı futbolcu Didier Zokora'ya ''Pis Zenci'' diyerek ırkçı yaklaşımda bulunmuş. Bunu basın toplantısında Zokora açıkladı. Televizyona montajı hazırlana kadar twitterda #IrkcıEmreFutboldanMenEdilsin etiketi dunyada TT oldu. Aslında burda futboldan değil de insanlıktan men etmek lazım emreyi. İngiltere'de futbol oynarken Newcastle formasıyla Everton maçında şimdi Fb'de takım arkadaşı olan Josep Yobo'ya da ırkçı söylemde bulunduğu iddaa edilmişti. Irkçılığa karşı SIFIR tolerans diyen UEFA umarım bu konuda gerekli yaptırımın uygulanmasını sağlar.
      Biz erkeklerin en fazla fanatik, muhafazakar olduğu iki şey vardır. Biri tuttuğu takım biri de yatak odası ... Eee sosyal medya tuttuğun takıma kadar girdi. Neyse hayırlısı olsun :)
     Yarın için de şu etiketi TT bekleriz. #YürüyedurAslanımYürürkendeYaslarım :)))

NO RACISM

15 Nisan 2012 Pazar

Yüksek MODEL

     Orhan Veli ne demek istiyor diye çook merak ederdim. Neymiş bu kelimelerin kifayetsiz kaldığı şey? Model'in bu gece yaptığı performansı anlatmak isteyince durdum kaldım. Meğerse adam böyle durumlardan bahsediyormuş.
     Mükemmel, muhteşem, harikulade, enfes, 10 numara, yok böyle performans... Harbiden bu kelimeler yetmiyor. Yazacak söz bulamıyorum!
     Yakın zamanda (2008) çıkmış olmasına rağmen (Değmesin Ellerimiz ile değil) bütün herkes böğürürcesine eşlik etti şarkılara. Sertap Erener'den hatırladığımız cover ''Yalnızlık Senfonisi''nde ortalık innnledi. (En sevdiğim parçası olduğundan bana öyle gelmiş de olabilir :)) )
     Grubun solisti Fatma Turgut şaşırttı beni. Yanlışlıkla Demet Akalın konserine mi geldim diye baktım :) Okan Bayülgen'e son çıktığı zaman görmüştüm kendisini. Zifiri karanlık saçlarına güneş doğdurmuş. Açıkçası pek hoşuma gitmedi bayağı bir yadırgadım. Halbuki sağ elmacık kemiğindeki BEN ile çok tatlı duruyordu siyahh. Neyse ki sesi ile Demet Akalın konserinde olmadığımı yüzüme vurdu :)
     Fatma'dan ziyade diğer grup üyelerinin (Can, Okan, Serkan ve davuldaki arkadaş) enerjileri çok yüksekti. Fatma'dan biraz daha bahsedeceğim. Zira kendisi Aydın (Söke)'lı olunca daha bi sevesim geliyor. Fatma, Dokuz Eylül Üni. Buca Eğitim Fakültesi Müzik bölümünden mezun olmuş. İzmir'de bir kaç yıl müzik dershanelerinde öğretmenlik yapmış. Eğer kendi tercihi değil se o da atanamayan öğretmenler ordusundanmış. Asıl tanınması Değmesin Ellerimiz parçası ve Okan Bayülgen'in Kraliyet Ailesi Jenerik Müziği ile oldu demek mümkün.
     Karanlığı bölen sarı saçlarına rağmen kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir geceydi. Çok eğlen(dim)(dik), çok teşekkür ederim. Karanlığın içinde bizi kaybedecek siyah saçlarınla tekrar görüşmek üzere, bu sayılmaz :)))
     Bu yazıyı Okan Bayülgen'e göndercem o zaman sana ulaşması daha kolay olur. Umarım yardımcı olursun Okan :)


    

14 Nisan 2012 Cumartesi

MedyaArkasındanNeÖğrendim


     ÜçGündürNimaziOlmamakKaydıylaToplamdaAltıSaatUyudum MedyaKralındaBirGeceUykusuzKalanYarış
macıyıVeEylülEkimdenBeriUykusuzReyhaTüysüzüİzledim OvvvDurumÇokFena YarışmacıArkadaşınAnlatmakİst
ediğiKonuCümlelerArasıİçÇatışöayaGirdi ReyhanTüysüzünAnlatmakİstediğiOffsideOlayıDaCezaSahasıAnaBab
aGünüKaramboldeGolGelmediPozisyonunaDüşünceBenDeBirDüşündümKendiKendime YaBenimKafaNasılArk
adaş MedyaArkasındanÖğrendimKiBuGeceYazımıSonlandırıpUyumamLazım
     Uyuma sebebim sadece bu değil tabi ki. Eğer bugün kupon tutar ve bilet parası çıkarsa, Eskişehir Hayal'de Model konserine gideceğim. Kupon patlar yani bilet olayım da patlarsa, siz kesinlikle kaçırmayın. Model, 14 Nisan Cumartesi 22:00'de Eskişehir Hayal'de...

13 Nisan 2012 Cuma

Suç ve Ceza

     Suç:    
''Toplantı No     :2012/15
Toplantı Tarihi:01.03.2012
Karar No         :42
Konusu           :6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (n) bendindeki; “Yayın hizmetleri müstehcen olamaz” hükmünün ihlali (TV 8 - MNG TV YAYINCILIK A.Ş.)
İnceleme ve Değerlendirme : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 06.02.2012 tarihli ve 290 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda; 
Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;
“TV 8 Yayın Kuruluşu'nda Perşembe akşamları saat 23:00'de Okan Bayülgen'in sunduğu Muhabbet Kralı adlı sohbet programı canlı olarak yayınlanmaktadır.
Programın başında yazılı ve sözlü olarak "Sevgili izleyenler, bu programda göreceğimiz kişiler, programın sunucusu da dâhil tamamıyla hayal ürünüdür. Bu kişilerin kimi, gerçek kişilikleri anımsatsalar da onlarla uzaktan yakından ilişkileri yoktur. Bu programdaki röportaj ve eğlence amaçlı söylenen sözler yalnızca söyleyenleri bağlar. Kurumumuz ve Okan Bayülgen hiçbir sorumluluk kabul etmez. Her türlü şikâyet ve ihbar için info@kingodisco.com" ifadeleri yer almıştır. Bu ifadelerden programın eğlence amacı taşıdığı anlamı çıksa da, 29.12.2011 tarihinde yayınlanan programda, günümüzde tüketim alışkanlıklarının geldiği boyutun ele alındığı görülmüştür.
Okan Bayülgen, programın sonunda önce konuklara teşekkür etmiş, ardından "...şey programı yapmıştık hani Reyhan, bir Rus Türk hanım gelmişti, o hangi programdaydı, hani rahatlamalar konuşuluyordu yine şey falan neydi o, çakralar falan konuşuluyordu, o hanım da bu çakracılık falan konusunda bu rahatlamalar, kendini böyle aşmalar falan filan konusunda şeydi falan filan çok rahatlamacı, ben de o rahatlayanlarla dalga geçiyordum böyle sürekli, Allahım işte tansiyonumu bilmem kaça düşürdü falan, ölmeye çalışan tipler böyle falan diyerekten. Sonra kadın onun işte büyük hocaların hocası Hintli şulu bulu adam, bir yerliymiş adam, şimdi tam şey yapamadım da yani böyle Asya'dan bir adamcağızmış ondan sonra, o da demiş ki ya bütün bunları bırakın, tek bir çare var “go and fuck”. Bütün bu rahatlamalarda filan dolayısıyla twitterda da sorular soruluyor peki ne yapacağız çare nerede falan diye, çare nerde falan gibi. Sonuç yine her programın sonunda olduğu gibi go and fuck, yarın görüşmek üzere iyi geceler." ifadeleriyle programı kapatmıştır.
Programı kapatırken Okan Bayülgen'in kullandığı "go and fuck"ifadesindeki"fuck" kelimesinin, herhangi bir İngilizce-Türkçe sözlükteki karşılığının argo olduğu görülmektedir. Ayrıca
kelime her ne kadar İngilizce olsa da ülkemizde de anlamı yaygın olarak bilinmektedir. Dolayısıyla yayında, yayıncılık sorumluluğu ile bağdaşmayacak şekilde, İngilizce küfür içeren toplumca genel kabul gören ahlak kurallarına aykırı bir sözcüğün bilinçli bir şekilde kullanıldığı görülmüştür.”
Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,
TV 8 Yayın Kuruluşunun söz konusu yayını ile 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan; “ … genel ahlaka … aykırı olamaz.” hükmünü ihlal ettiği, kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği,
Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.
Gerekçe           :Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;
Söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının tetkikinde; Mezkûr program kapatılırken sunucu Okan Bayülgen tarafından yapılan konuşmaların genel seyri göz önüne alındığında; “bir Rus Türk Hanım” muhabbetiyle başlatılıp, her yönüyle “cinsel tema” taşıdığı açıkça belli edilen “rahatlamalar” kelimeleriyle devam ettirilen ve bu seyre uygun olarak "go and fuck" ifadeleriyle neticelendirilen konuşmanın, dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımının da ötesinde, bizzat cinsel eyleme yönelik söylemler bütünü olduğu ve müstehcenlik niteliği taşıdığı, müşahede edilmiştir.
Sunucu tarafından kullanılan "go and fuck" ifadesindeki "fuck" kelimesinin, herhangi bir İngilizce-Türkçe sözlükteki karşılığının argo/küfür/cinsel içerikli-müstehcen- anlamlarına geldiği, ayrıca anılan kelime her ne kadar İngilizce olsa da, anlamının ülkemizde de yaygın olarak bilindiği, içerisinde yer verilen konuşmaların bütünselliği kapsamında değerlendirildiğinde, anılan ifadenin direk cinsel eyleme matuf olarak kullanıldığının çok açık bir şekilde anlaşıldığı,
Hususları göz önüne alındığında, söz konusu yayınında program sunucusu tarafından kasten ve tekraren müstehcen dil kullanılmak suretiyle, yayınların müstehcen olamayacağının düzenlendiği, 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası (n) bendindeki amir hükmün ihlali niteliğinde bir program yayınlamış olmakla, TV 8 Yayın Kuruluşunun, anılan amir kanun hükmünü açıkça ihlal ettiği, sabit görülmüştür.
Bu itibarla; 6112 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının … (n) … bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortam ve alanı göz önünde bulundurularak, … idari para cezası verilir. … Ayrıca, idari tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına … karar verilir… İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre … sadece idari para cezasına veya tedbiri de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı ve yayının ortam ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlale konu programın idari tedbir olarak takdiren iki kez durdurulması uygun görülmüştür.
Ayrıca Kanunun 32 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “İdarî tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programların yerine, aynı yayın kuşağında ve ticarî iletişim yayını içermeksizin, Üst Kurulca temin edilen eğitim, kültür, trafik, kadın ve çocuk hakları, gençlerin fiziksel ve ahlakî gelişimi, uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklarla mücadele, Türk dilinin güzel kullanımı, çevre eğitimi, özürlü sorunları, sağlık ve benzeri kamuya yararlı konularda programlar yayınlanır. Yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idari tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya sunucusu, yayının durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz” hükmü uyarınca;
Yayını durdurulan programın yerine “Gençlerin fiziksel ve ahlakî gelişimi ve Türk dilinin güzel kullanımı” içeriklerini haiz kamuya yararlı nitelikteki programların yayınlanması ve program sunucusu Okan Bayülgen’in, yayının durdurulduğu süre zarfında aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapmaması ve sunmaması, ihtaratının yapılması gerekmiştir.
Karar               :Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere; TV 8 logosuyla yayın yapan MNG TV YAYINCILIK A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında;
1- 6112 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (n) bendindeki; " Yayın hizmetleri müstehcen olamaz" hükmünün ihlali nedeniyle, aynı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasına göre idari tedbir olarak, “MUHABBET KRALI” İSİMLİ PROGRAM YAYINININ, 12 Nisan 2012 Perşembe günü saat 23.00’de ve 19 Nisan 2012 Perşembe günü saat 23.00’de olmak üzere TAKDİREN İKİ KEZ DURDURULMASINA,
2- Yayını durdurulan “Muhabbet Kralı” isimli programın yerine,
a- Üst Kurulca gönderilecek “Gençlerin fiziksel ve ahlakî gelişimi ve Türk dilinin güzel kullanımı” içeriklerini haiz kamuya yararlı nitelikteki programların, aynı yayın kuşağında ve ticarî iletişim yayını içermeksizin, yayını durdurulan program süresi kadar yayınlanmasına,
b- Üst Kurulca yayını uygun görülen ikame programın anonsunu müteakip, yayın boyunca on dakika ara ile ekran altından akar yazıyla, durdurulan programın adı, tarihi, hangi ilkenin ihlal edilmesi nedeniyle kaçıncı kez durdurulduğunun belirtilmesine,
c- Program yayınını durdurma kararının duyurulduğu ve yerine ikame program olarak yayınlanan yayın kaydı ve Üst Kurulca gönderilen ikame program kasetinin, yayını takip eden 7 (yedi) gün içinde Üst Kurul’a gönderilmesine,
3- Kanunun 32 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “Yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idari tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya sunucusu, yayının durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz” hükmü uyarınca, PROGRAM SUNUCUSU OKAN BAYÜLGEN’İN, YAYININ DURDURULDUĞU SÜRE ZARFINDA, AYNI VEYA FARKLI MEDYA HİZMET SAĞLAYICI KURULUŞTA HİÇBİR AD ALTINDA BAŞKA BİR PROGRAM YAPMAMASINA VE SUNMAMASINA,
Oy birliği ile karar verilmiştir.''

12 Nisan 2012 Perşembe

O Kadar Dedi Dedi İnanmadınız

    İki üç yıldır Okan Bayülgen yayıncılık hakkındaki devrim konusunda konuşuyor. Bu adam yayıncılığın şekil değiştirdiğini bölündüğünü anlatıyor. Koca koca tv kanallarının bir önemi kalmadığını söylediği halde bir kaç kanal yeni binasına nasıl geçtiğini kendi kanalında göstere göstere bitiremedi hatırlarsınız.
     Blogtv.com, pozitiftv.com gibi internetten yayın yapmaya başlayan kanallar yavaş yavaş oluşmaya başladı. Fakat bunlar biraz lokal kalınca büyük tv kanalları rahatladı gibime geliyor. Çünkü bunlardan bir şey olmaz düşüncesi oluştu. Pasta kendi aralarında paylaşılmıştı zaten. Yakın zamanda dünya çapında çok zengin bir kanal patronu internet kanalı açtı. (patronun ve kanalın ismini hatırlamıyorum) Bu olay bizim büyük kanalarda hafif bir yusuflama başlattığını sanıyorum.
     Okan Bayülgen'in ilk başlarda kimsenin umursamadığı görüşü artık gün yüzüne çıktı diyebilirim. Az önce Kral Çıplak'a konuk olan Cenk & Erdem ikilisi arkalarına sponsorluk alarak bu yönde Türkiye'deki ilk büyük adımı atıyorlar.
     www.muhabbetrekoru.com adresinde 13 Nisan Cuma günü 52 saat boyunca hiç susmadan bir rekor denemesi yapilacak. Sosyal medya ile muhabbete ortak olunacak.
    
    Bu adam o kadar dedi dedi inanmadınız. Şimdi ne oldu?


twitter.com/10uRcoban7

8 Nisan 2012 Pazar

Çiçek Oltasına Gelmeyelim

Yeditepe Universitesi
     30 Mart 2012 Cuma günü Okan Bayülgen Yeditepe Üniversitesi'nde sosyal medya konulu söyleşiye katıldı. Söyleşiyi solda gördüğünüz üzere Pozitiftv.com'dan canlı yayınlandı, ben izledim.
     8 Mart 2012 Pazar (bugün) günü Ensonhaber.com ve Dipnot.tv haber sitelerinde Okan Bayülgen üniversiteli öğrencilerine bağırdı, öğrenciler Okan'ı protesto etti gibilerinden başlıklar atılmış şekilde gördük. Habercilikten anlamam ama skandal gibi verilen bir haber için biraz geç kalınmış değil mi?.
     Söyleşi çok güzel başladı, çok faydalı ve harika oldu. Genç kardeşlerim, sordu Okan yanıtladı. Orada olmayanlar internetten ve twitter üzerinden interaktif olarak söyleşiyi takip etti ve yazdıklarıyla katıldı.(#7tepeyeSLM) İki üç saatlik söyleşiden benim güzel medyama takıla takıla sigara mevuzusu takıldı iyi mi?
     Sonlara doğru Okan bir çiçek yaktı ve içmeye başadı. Bir kız çıktı geldi ve arkadaşının astımı varmış, çiçeği söndürmesini söyledi. Okan'da kendine has üslubuyla fakat tatlı tatlı anlattı.(Kulağa güç geliyor ama evet TATLI TATLI anlattı.) Kansere dikkat çekiyorsun da İstanbul'daki nükleer atıklardan haberdar mısın?, dedi Okan. Kız da tık tok! Okan bu yaptığının faşistçe olduğunu söyledi. Ve kız ordan ayrılmadı uzunca bir süre. Medyamız kadar hafızam kuvvetli değil üzerinden sekiz gün geçmiş konuyu onlar kadar iyi hatırlayamam!
     Konuya şimdi başka bir açıdan bakmak istiyorum. Bizi hep ayrıştırıyorlar her konuda. Yok alkol alanlar, yok gül suyu kullananlar, yok sigara içenler - içmeyenler, yok namazında abdestinde olanlar, yok dinsizler imansızlar vs vs. Ne memleketimiz kalır, ne tuttuğumuz futbol takımı... Her şey de heterojeniz. Bu milleti tarif ederken hep ''mozaik bir halk'' tabiri kullanılır ama o mozaiğin tek parçalarının bir anlamı yoktur. Hepsi bir bütünse o mozaik bir anlam ifade eder.
     Okan Bayülgen'den bir ricam var. Sigarayı pis, kaka deyip görüntüsünü yasaklayan ve onu çiçekle şimgeleyen ironik zihniyete inat, seninle sadece sigara üzerine bir röportaj yapmak istiyorum.


info: twitter.com/10uRcoban7