21 Aralık 2012 Cuma

Tv Biraz Yetim

     İşimden mi bilmem bu aralar televizyonla bi bağlantım kalmadı. Bugün malum mayaların takviminin son günü, ulan kıyamet koparken de mi çalışacağız deyip bugüne izin aldım :) Normal bir insan olmadığım gibi normal de bir çalışma saatim yok. Bazen gece bazen gündüz tepetaklak çalışıyorum işte tüm vardiyalı işçiler gibi. Neyse sözüm ona izin günümde normal insanların yaptığı gibi sabah kalk, tüm resmi evrakları hallet, bankaya uğra tırı vırı her şeyi yap. Akşam saatleri kardan buz tutmuş ayaklarımın sızlaması ve homurdanarak bana küfredişleri içinde eve geldim.

     Huzur doluyum! Huzur sokağına girmişim haberim yok. Off az önce bahsettiğim normal insanlar bunlar mı? Akşama kadar tempo ile koştur, çalış sonra tv karşısına geç, iki kelimeyi bir buçuk dakikada ağır çekim bakışlarla söyleyen diziyi izle. Bence bu tür diziler akşama kadar yorgun insanlar -posası kalmış çay misali- izliyor. Huzur buluyorlar huzur! Senin anlayacağın Huzur Soka(ğı)klarda!

     Hepsi aynı, kanal kanal. İnkar etmeyelim Harem hızlı biraz. Eh işte o da. İnsanlar gülmesi gerektiği yeri bilmiyorlar mı? Ya da yazarın komik gördüğü yerde illa gülmek mi gerek? Nedir o kahkaha efektleri? İlginç.

     Salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi... Haftada beş gece öksüz kaldı farkında mısın?


                                                                       

30 Ağustos 2012 Perşembe

Dııtt


     Günde kaç kere bir cümleyi tekrarlıyorsun? En basitinden Ali ata bak der misin tam yüz elli iki yüz kere. Aaa ne var bunda çok kolay dimi. Peki bir dıt sesi bul kendine önce dıtlat sonra Ali ata bak de. Bu sefer yüz elli de kafi. Becerebildin mi? Tamam süper. Şimdi de yüz kere yapalım bunu ama arada ben gireyim devreye sözünü keseyim, dediğin şeyi üç beş kere tekrarlatayım zevkine anlamamazlıktan gelerek, mesela altıncı kere tekrarladığında ''neden bekletiyorsunuz lan beni diyeyim'', onuncuda gönlülünü alayım tatlı dilli olayım, tam onbirincide dıtt Ali a--- dedirtmeden ben sana bi dümdüz kayayım küfür kıyamet. Ne oldu hafiften bi kızardın gibi oldu? E bi dur daha onbirincidesin. Beynini yiyen o dıtt sesleri daha bitmedi bi seksen tanecik daha kaldı. Ha bir de on saatin daha.

     Mola tuşla dinlen şöyle kendine gel. Çık şimdi evinden dışarı, bahçede çay var çayını koy. Boğazın kurumuştur bi yumuşasın. Sigara içiyorsan hafız işin zor hele bi de işiyorsan püfff sen öl öl! Bakma öyle yüzüme aval aval neden püffledim diye. Çünkü tam on dakikan var. Mola süren on dakika bir saniye olduğunda yerinden kalkıp, dışarı çıkıp, çayını sigaranı içip, varsa çişini yapip, tekrar yerine gelip, oturup on ikinciye başlamış olman gerek. On dakika bir saniye olursa yersin uyarıyı.

     Dıtt on iki... -Ali ata bak. '' Lan sen ........ ''  -Anlatay ''Sus beni dinle beni'' ''.....++++++...........'' (49. dakika hala daha konuşuyorum sadece Evet de onayla dinlediğini bellet) -'' 'vıdı vıdı' şöyle olacak 'vıdı vıdı'yı şu şekilde kullanırsanız herhangi bir problem yaşamazsınız. ''Hee kusura bakma biraz kafanı şişirdim. İlk başta da kalbini kırdım. Ağır konuştum. Halbuki sözüm sana değil biliyorsun kardeşim yetkililerde yetkililer duysun hani malum dinleniyor ya'' (59':45'') -Peki iyi günler.

.
.
.
     Dıtt on elli... Ali ata bak. ''He baksın Ali ata, bak bi ne dicem bana 'vıdı vıdı'yı anlatsana. Başladın hadi bakam devam et. Ben biraz garip sesler çıkarırsam kusura bakma. Bi iki dakika sürüyor zaten işim bitince kapatırım. Sen susma anlatmaya devam et!

     Hafız miden bulandı galiba bak tam da yemek saatindi. Hadi yemeğini ye ve gel. Hadi iyisin köfte otuz dakikan var. Köfte demişken yemekte köfte var. Hazır köfte mazır köfte idare edersin artık. Tammam

     Dıtt seksen... -Ali ata bak. ''Meraba yha phen şeay kullanıyom da o nası oljak?''

    Dıtt doksan... -Ali ata bak. ''Merhaba kusura bakmayın akşam akşam sizi yorucam biliyorum çok yoğunsunuz on dakikadır bağlanmak için bekledim. On dakikada kim bilir kaç değişik insanla konuştunuz bir şeyler anlatmaya çalıştınız. Benim 'tıfı tıfı' olmadı da. Onunla ilgili yardımcı olabilir misiniz?'' (Pek bi hoşuna gitti arada gelir öyle fazla sevinme)

     Dıtt doksan bir... -Ali at ''Ben tam bi saattir telefonda bekliyorum. Çay içiyon orda demi p*ç neden açmıyorsun telefonu.'' (Fazla sevinme demiştim)

    On bir saat vardiyan sen bi yemek daha hak ettin. Öğle yediklerin var kusura bakma. Ha bi de bu sefer sigara falan içme, çişin varsa da içine işe on beş dakikan var Tammam.

     Günde ortalama yüz yüz elli kez tekrarladığımız bu cümlelerin arasında o bunlar geçiyor. Teknolojik çağ, alışveriş çağı, internet çağı... Artık kimse bakkala gidip de bi şeyler almıyor. Tak www alver nokta kom... Özel günlerde kimse kimseye ziyarete gitmiyor. Kutlayan bir mesaj sonuna bi de ad soyad. Sorunun varsa dört yüz gırk dört. Tüm herkes toplumun içinde yaşadığı ezikliği, sistemin içinde öğütülmüşlüğü çağrı merkezi işçilerinde atıyor. Çünkü görmüyorsun onu, o da seni görmüyor. Vücut dilinin, göz temasının iletişimde en büyük etkişelimdir. Sistem buna izin vermiyor. Yalnız yaşa, yalnız öl! Yanlız ve yanlız AL, para harca!

     Üç ya da beş yıllık olunca çağrı merkezi işçilerini şahitlikten bile sayma. Bizleri birer yalan makinası yerine koy. Kendi sisteminin bir maşası yap. Çağrı merkezi işçilerinin hiç bir hakları olmasın, verdiğin üç kuruşu beynimizden çıkar. Çok sevdiğim bir arkadaşımın dediği gibi ''Verdiğin mangıra bak, soktuğun zangıra bak'' Vücudan değil beynen güç harcadığın bu iş için, verdiğin emek için bir hakkın olmasın! İyi paşam olduuu.

#çağrımerkeziişçilerinesendika

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Gençlik Belediyesi Çalışıyor

     on8tv ile gelen müthiş bir fikir akımı. Enfes, tıpkı Arda'nın Mutfağı'ndan çıkmışcasına, muntazam bir şekilde beyin fırtınası. Ki on8tv için hak edilen nokta da bu zaten. Türk tv tarihinde hangi kanal test yayınında bu kadar olay yaratmıştır. Hangi tik taklar bu kadar izlenmiştir. Kimi bomba dedi, ki haklı fakat bir dakika sonra değil asıl patlama gelecek yayın döneminde olacak. Mazagin basınına göre, ya da izlenmeyen yeni tv dizisine gazz vermek için aynı kanalın aktüel programlarında söylenen söz gibi ''Twitter sallandı'' gençlik!

     Ha diyecekseniz ki Okan Bayülgen başta olduğu için bu kadar sallantı oldu 9.7 şiddetinde. E bu da bir başarı örneği değil mi? Hangi medya patronunun milyonlarca dolarının yatırıldığı tv kanalı bu kadar ilgi odağı oldu? Hepsi reklam pastasından kaç dilim alırım hesabı yaparken on8 tv ilk basın bülteninde reyting ve reklam amacı gütmeyen gençlik kanalı demesine rağmen bu kadar olay oldu. Samimiyet miydi bu durumu böyle yapan. Evet. Samimiyet çünkü sadece senin için dedi, yaşamına arkadaşlık dedi. Gençlik çılgınlıktır. Genç, arkadaşı için her şey yapandır. İşte o genç bu dostuna arkadaşı her koşulda sahip çıkacak. Herkesin milyonlarca dolarını yatırdığı bu piyasada büyük patlamayı en ucuz ama en paha piçilmez öğe ile dostluk ile on8 tv yapacak.

     On8tv'nin rüzgarında bir nefes olabilmek için de herkes yırtındı adeta. @ustungelari @televizyonkiz @hayat_ceyli @bayasosyalbaykus @bizedemiloloo @10uRcoban7 gibi bir sürü manyak bu rüzgara üffff demek için çook uğraştı. Sanırsam sadece @ustungelari bu noktada diyaframı en geniş olanı diyebilirz. Çünkü şuan tek o işe alındı diye biliyorum. Kimi geniş, kimi orta, kimi yok diyaframlı... Her üff sana yarayacak Baba, çünkü sen yel değirmenisin! Kusurumuza bakma Kral biraz sıkmış olabiliriz. Başkan gay galiba, Gençlik Belediyesi Çalışıyor!


3 Temmuz 2012 Salı

Kemal Sunal

 


     1972 Tatlı Dillim + ... + 1999 Propaganda tam seksen iki tane film... Seksen üçüncü için yolda verilen hayat... Türk sineması ona çok şey borçlu. Hani bir şey vardır ya çok seversin ama bırakmak istersin yeter artık dersin ama bırakamazsın ''Ölümüm senin elinden olacak'' dersin. Bu bir kadın olabilir yada başka bir şey Kemal Sunal'da bu şey meslek aşkı çalışma azmi. Uçak korkusu olmasına rağmen ikna ile bir şekilde binmiş. Kalp krizi ile gözlerini yummuş gülen yüz. On bir yaşında falanım hatırlıyorum öldü dediler. O zamanlar insan tabi anlamıyor. Filmini görüp bak işte orda yalan söylüyorsunuz derdim filmlerine bakarak. -Annnemle babama hiç inanmazdım zaten onların ben yokken bir canavara dönüştüğünü sanırdım her defasında onları canavar haldeyken yakalamak için uğraşırdım. Böyle bir çocuğun anne babasının onun öldüğünü söylemesi pek inandırıcı değildi haliyle-

     Sanat dediğin şey toplum içinse eğer; Kemal Sunal bu anlayışın başrol oyuncusudur. Her filminde bir şeyler çaktırdı beyinde. Baskılara karşı baş kaldırmayı, direnmeyi, boyun eğmemeyi alttan alttan ufak ufak verdi millete. Ağaya baş kaldır dedi. Herkese boyun eğme koyun olma dedi size. Gerekirse ağanın havuza işee, tekere çomak sok dedi. Faşizmin ibneliğini puştluğunu öğrendik. Bunların yanında saflığı, temizliği öğretti. Aslında her seferinde toplumun tuttu kolundan...

     Yeni nesile yeni gençliğe de bir şeyler kattı aslında. Oku dedi o da. Yaşla bu işlerin bir alakası olmadığını yirmi üçünden sonra geçti bizden diyen genç nesile üniversite kazanarak ve bitirerek hiç bir şeyin geç olmadığını öğretti. Peki ondan sonra kim kaldı? Şimdilerde herkes köşesine çekilmiş, akil adam olmuş herkes bu millet koyun bunlardan bir şey olmaz diyip rakısını yudumlarken ben bu ülkeden giderimden bahsediyor. Düşünce özgürlüğünü, boyun eğmemeyi bu topluma öğretmen gerekiyor senin, benim. Kim görevini daha iyi yapiyor? Kemal Sunal öğretmek için toplumun seviyesine inmeyi başaran adamdı bence. Kenara çekilip ne olcak yeaa sonumuz dememiş. Şimdi ne mi yapılıyor? Söyleyeyim kardeşim; yogada osurma replikli filmler ülkemde gişe rekoru kırmış film olarak duruyor. Utanıyorum, utanmıyor musun? Peki ya o gittiği yerde utanmıyor mudur sence? 

     Sinemacı değilmiş aslında sadece. Bir nevi yetişkinlerin öğretmeniymiş. Şuan boyun eğmeye koyun olmaya karşı olan orta yaşın üstündekiler belki de onun filmleriyle filizlendirdiler bu görüşleri... Eğer bu savım doğruysa vay halimize. Neden mi? Bundan sonraki kuşak bol bol kuru fasulye ile önce zartt zartt osurur sonra tvde karı memesi bakmaya devam eder.


Ruhun Şad Olsun

10uRcoban7

1 Temmuz 2012 Pazar

Haftalık Burç Yorumu

 


 #konserdeyim 
     Başlıkla bağdaştırdım kendimi. Artık öyle her gece yazamıyorum. Gün içinde yazdığım satırlar şu şekilde; '' Merhaba; abonemize tanımlanan xxx kampanyasında xxx sorunu oluşmuş bu konuda desteğinizi bekliyorum teşekküürler'' tarzında günde bir iki task oluşturmak. O da denk gelirse! Bu durumdan şikayetçiyim aslında ama naparsın hayat şartları. Şimdi yazmaya karar verince kendimi haftalık burç yorumu yazan bir gereksiz ve yazımı da gazetenin köşesi dolsun diye yazılan burç satırı gibi hissettim. Ama ne olursa olsun  kova burcu iyidir kendimden bilirim :)

     Diyeceğim o ki -......- Konuya başlayalım artık! Bu gece #konser(iş)deyim kulaklıkla, #iş(konser)deyim kulaklıkla... Sağ kulağımdan girenleri sol kulağım Şebo ile geri itekliyor resmen. O ne büyük ses. Kimse için yorum yapmayan insanları bile dize getiriyor resmen onlar bile yorum yapip Şebo'nun büyük sesi önünde diz çöküyor yorumunu yapiyor; ''Şebnem büyük ses''! Her hafta olduğu gibi bu haftada yayında bir sürü fotoğraf aktı yağdı resmen. Okan Bayülgen zirvede sezon finali yaptı resmen. Geçen hafta Şebo'nun veliahtı -ki bence- Fatma bu hafta Kraliçe(!) konserin tadına vardık. Bir gün sizi izleyeyim derken işten alırsam günahı vebali boynuna Okan! Herkesi işe alıyorsun beni de programa telefonla bağlanacaklar için görevlendirirsin karışmam. Seksi sesimle Kraliyet Ailesi'ne hoşgeldiniz anonsu da pek fena olmaz hani :)

     Bir sezonu daha devirdi kral. Yıllardır bu maratonu hep altın madalya ile tamamladı. Seneye ne olacak hala tam belli değil. Yarışma programı deniyor haftada beşş gece... Gel insanları emeğinden etme bak Kenan abimizin işi gücü yerinde adamın bir ses tonu duruşu karizması Şirin Baba'lığı var sen o işe girersen Kral mıral olursun gene milleti tahtından edersin. Bu seneki gibi devam et. Aptal kutusu denilen alete icq kazandıran adamsın gece eğlencelerimizi beyaza çevirme senle siyahla mutluyuz biz. İyi düşün derim iyi.

#ütopya

     Demokrasimiz, sanatımız, sağlığımız, ekonomimiz, refahımız, eğitimimiz, hukuğumuz medeniyet seviyemiz pek üst düzeyde. Mesela hiç bizim ülkemizde karşıya geçerken trafiğimiz felç olup pet şişelere işen var mı? Mesela bizim ülkede tutukluluk süresi diye bir şey var mı ya da öğrenciler içeride mi? Mesela bizim ülkede aynı hükümetten üç ayrı bakan ile üç defa reform diye sınav sistemi değiştirildi mi? Bizim ülkede ay sonunu nasıl getiririm diyen var mı? Kolluk kuvvetlerinden kolluk yiyen var mı? Mesela ne güzel ülkeyiz bilinçli ülkeyiz ki sağlık bakanlığımız torun sahibi olacak dedelere müjdeyi verip müjdemi isterim demiyor mu? Mesela siz sanatçılar bulmacada çıkan resimlerinizden bile telif hakkı almıyor musunuz? Her şeyimiz dört dörtlük! Komşu komşunun külüne muhtaç değil mi? E o halde tabi ki Suriye'ye demokrasi götürmeyelim mi? Kardeşim o yüzden bu kadar sınıra mühümmat takım taklavat taşınıyor siz ne sanıyorsunuz?

     Bir gün uluslararasında ödül alırsam ''Peace at home Peace in the world demiycem''. Atam şuan yaşasaydı bence benim diyeceğimi derdi: Fuck off petroleum Fuck off money! 


Not: Burç yorumudur sonuçta siz pek de inanmayın.



24 Haziran 2012 Pazar

Ortaya Karışık

*Kocaman Bir Aileyiz
     Anonsu verip hatla ilgili işlemleri yapmaktayım, hatta bekleyen kişi sayısı -ki bizde ona wait diyolla- kırk kırk beş kişi kapanış anonsunuveriyorum saniye geçmeden dıııt yeni bir abone bir kulagımda kulaklık telefonda #konserdeyim, diğer kulağımda çağrı kulaklığı #işteyim. durum o derecek karışık anlayacağın. E kaçmazdı Fatma Turgut Disko Kralı'na gelcek işten atılma olasılığı göze alınmaz mı? 


     Sol kulağıma giren sözler beni çok duygulandırdı. Twitter üzerinden gelen #konserdeyim fotoğrafları Okan'ı bizi kocaman bir aile olarak gördüğünü söylemesi o kadar içten geldi bana gerçekten duygulandım. Çağrı gelmemesi için sistem üzerinden mola tuşladım. Bir düşündüm evet onlar orda Okan'ı bir defa programında gördüm dibimde ama bir tek kelime bile konuşmadım. Malum sevmez pek yalaka durumlarını sevmez abi bir foto çekilebilir miyiz durumlarını ama o Kocaman Bir Aile lafı gerçekten düşündürdü beni. Neden mi? İşteyim telefondan izleyeceğim diye bir yandan yırtınıyorum bir yandan işimi yapiyorum. Ben sadece bir örneğim kim bilir kaç kişi yolda, evde, yurtta, işte bir şekilde aynı ortamı ortamdan çook uzaklarda yaşıyordu. Birbirimizi tanımasak da bilmesek de harbiden o köy -Okan- bizim köyümüzdü.

     Bu kocaman aileyi seneye yalnız bırakamazsın! Haftada beşş gece yarışma programı mı yaparsın naparsın bilemem artık ama seni sadece tvde görme imkanları olan insanları senden mahrum edemezsin. Buna hiç ama hiç hakkın yok. Çünkü sizin değiminizle şu şov bizinısda adam olan adam gerçekten çok az. Beni siz yarattınız modunda değil bu söylemler seni sen bu duruma getirdin. Adamlığının suçu senin bir suçun yok. O yüzden de kimseyi adamlıktan ırak eylemeye hakkın yok be kral. Babam yaşında adamsın o yüzden daha bi şey demem sana!
     Fatma Turgut hakkında da birşeyler söylemek isterim. Eskişehir'de bir mekanda canlı dinledim. Yok yok arkadaş playback falan yapmıyor canlı şahit var karşınızda ne playbacki kralını söylüyor yaşıyor anlamak için şarkısına sen de dalacaksın sen de yaşayacaksın.

*#savaşmayacağım #savaşahayır

     Kurucusunun Yurtta Sulh Cihanda Sulh dediği bir ülkede Suriye ile savaşılsın mı savaşılmasın mı diye tartışılması çok ironik değil mi? Hele hele akil adamlarımız N.D, Erol amca falan Leyla İle Mecnun'da böyle ironi yok be yahu. Biz ne amerikanın maşası oluruz ne de natonun... Topunun Amk.. Azıcık Mantıklı Konuşun amk twitter üzerinden savaş talimatı verip çay içiyorlar! Ki anlamadığım şu; bizim Esad ne zaman oldu Esed? İstanbul'da Asya'dan Avrupa'ya geçilemezken Suriye sizin neyinize beyler? 

     Siz 20 yıldır ölen askerleriniz için ne yaptınız bıçağı kemiğe dayamaktan başka? Siz 20 yıldır ne yaptınız gazinizin elektriğini kesmekten başka? Hangimiz yüzlerine cesaretle bakabiliyor? Ya da kopul koluna bacağına?  Y.Özdil'in de dediği gibi şarapnel parçaları bunlar vicdanınızın neresine denk gelirse!

*Eskişehir Şehir
     
     Okan'ın hangi programıydı hatırlamıyorum. Boğazdan söz edip durdular konukları.  Boğaz hani cidden güzel eyvallah yaradanın güzelliği o. İstanbul'sun ülkenin gizli forveti misali gizli başkentisin aslında. Peki baba ne yaptılar sana? doğa güzelliğin eyvallah Ege'yi Karadeniz'i birleştiriyorsun Marmara'nla. Üstüne ne koydunuz Okan'ın dediği gibi?
   
     Şehirse abi, denilen şey Türkiye^de gördüğüm kadarıyla Eskişehir derim. 10 20 yıl önce tozundan çamurundan bahsedilen şehrin artık denizinden köprülerinden küçük Venedik'inden bahsediliyor. Helal olsun Yılmaz Hoca'ya (bld başkanı), adam Odunpazarı evlerimiz var deyip saklanmamış bir köşeye her yere yürüyerek gidilen, yapay da olsa denizi korsan gemisi olan bir şehir oluşmuş. Çoğu caddesinin taşıt girmediği gençliğin soluğunu her daim içinde hissettiğin bir şehir. Envayi çeşit müzeleri, heykelleri, yolları, tranvayı ulaşım sorunu mu(?) o da ne neden bir şehir? Otopark sorunu hariç, çünkü araba manyağı bir milletiz ki arabanın en gereksiz oldğu bir şehirde. 

     Gay may değil ama Yılmaz Büyükerşen efsanedir Eskişehir'de!

10uRcoban7

12 Haziran 2012 Salı

Kekleniyor Muyuz? 2

     Kelebek ödülleri dağıtilmiş. Izleyemedim sadece bir göz attım özet misali. Pek bir şey de kaybetmemişim hani. Bizim ilkokul müsameremiz daha zevkliydi doğrusu. Bir de o kadınlar ve erkekler ödül törenlerinde neden bu kadar çirkin oluyorlar çözemiyorum. Caanım Kivancım serseri ruhlu erkek hiç oldu mu o takım sana? Gůlsem kadınım güzel burunlum ve diğer hatunlar nedir bu tavus kuşu merakıniz? O yüzden mi sevmiyorum acaba ödül törenlerini, kadınlardan soguttukları için mi?
   
     Herkesin bildiği üzere Kelebek Hürriyet'in bir eki Hürriyet Doğan Grubu gazetesi, Kanal D Doğan Grubu kanalı. Yani ortada bir akrabalık söz konusu yabancıya gitmesin hesabı Yalan Dünya rüzgari esmiş törende. Ilk başlarda ne yalan söyleyeyim ben de izliyordum. Fena değil gideri vardi. Medya Kralı oncesi vakit geçirmek için yeterli oluyordu. Son dönemlerde gideri de gitti. Fena halde sıkıcı olmaya başladı. Artık paylaştıklari #'ler trending topic falan olamıyordu. Demekki izleyici artık bakmıyordu beğenmiyordu. Peki, bu Yalan Dünya neden ödüllere ambargo kurdu? Harbiden yabancıya gitmesin mevzusu mu vardı çok merak ediyorum. Yani bu ödüller neye göre belirleniyor?

     Pazartesi trendingin wordunu vuran L&M tek bir ödül alamadı. Worlde 1. Türkiye TTde en az 4 "#" L&M ile alakali ama Trt'de ve sizin kadar reklam yusuf yusufu çekmiyor, reklam verenleri kandırmak için uğraşmıyor, rayting s*k*nde degil yani Kafasına takmiyorlar. Adamlar eğlenerek işlerini yapıyorlar, e bu samimiyet izleyicinin içine işliyor artık senin takipcin oluyor. Ödül alıp alınmamasında değil göz göre göre keklemeyi çalışıyorlar! L&M almasa da gene daha çok izlenecek daha çok tepki alacak takip edilecek bu kesin de olay şu ödül töreni diyip kendileri yazıyor kendileri oynuyor. Şak şaklamaya devam!

     Behzat Ç'yi de yazmadan geçemeyeceğim. Pazar gecesi prensi Behzat Ç de eli boş döndü Kelebekten. Muhteşem Süleyman'ımız sağ olsun.

   
    ( Geçen yıl aynı törende Şirin'in kocası, Istanbul'un babası ne demişti; "Ekran yüzü olmayan babayı alır!". )